Geri Sayım
Güz dönemi finallerimi bitirirken, önümüzdeki 3 koca ay boyunca ne yapacağımı düşünüyordum. Bana geçmek bilmez, neredeyse sonsuz bir zaman gibi geliyordu. Yapmayı planladığım dünyalarca şey vardı. En başında da almanca çalışmak tabii ki.
Oysa hiç de öyle değilmiş. Zaman gittikçe azaldı, nasıl olduğunu anlamadan. Şimdi takvime bakıyorum ve önümde yalnızca 1 hafta kalmış durumda. Tam da haftaya bugün bu saatlerde Cottbus'ta belki odamda belki okulda belki de alışverişte olucam. Daha önümde çok zaman var derken, kendimi arkadaşlarımla vedalaşırken buldum. Aslında bir yandan da, tüm arkadaşlarım çoktan gitmişken burada gün saymaktan sıkılmış artık gitmek istiyorum diyordum. Ama şu noktada durup önüme bakarken biraz olsun duygulanmamak elde değil. Tüm çevremi, bildiğim herkesi her şeyi arkamda bırakıp hiç bilmediğim, tahmin edemediğim, birkaç varsayımdan ibaret bir yaşama adım atıyorum. Yanımda bana hep destek olmasına alıştığım insanlar olmadan, sıfırdan bir hayat kuracak olmak korkutuyor beni, yalan söylemeyeceğim.
Tüm bu duygusallıktan çıkıyorum hemen. Peki kendime sorum şu: Bu 3 aylık sürede ne yaptım? Aslında hiçbir şey.
Almanca çalışmadım, hayır. En büyük pişmanlığım kesinlikle bu olacak.
Bunun dışında zamanımı İstanbul - İzmir arasında, biraz evde pinekleyerek, biraz yeni yerler keşfederek geçirdim.
Dinlendim. Fazlasıyla. Hatta dinlenmekten yoruldum :)
Neler götüreceğimi planladım ama henüz ayarlamadım. Dün kafama dank eden artık başlamalısın düşüncesinden sonra, bugün bütün kıyafetlerimi ortaya döktüm. Öylece odamda ayrılmayı bekliyorlar gidecekler ve gitmeyecekler diye.
Spor yapmayı planlamıştım bu sürede. Biraz havanın kötü olması, mevsimlerden kış olması gibi faktörlerin varlığı bu kararımı zora soktu. Birkaç yürüyüş, bisiklete binme gibi atılımlarımın devamı gelmedi. Şimdi yeni bir plan olarak Erasmus'ta spor yaparım kararımı ortaya sürdüm.
Araştırma yapmak, düşünmek için fazlasıyla zamanım oldu. Bir yerden sonra sıkıldım, artık google'da Cottbus hakkında yazılan neredeyse her şeyi okuduğumu fark ettim ve bu araştırma işine biraz ara verdim. Korkarım ki beni şaşırtacak bir şey bulamayacağım gittiğimde, o kadar çok şey okudum ki.
İnternet bağımlısı oldum. Sıkıntıdan başka kaçış yolu bulamadım. Sabah kalkıp bilgisayarın başına geçiyor akşam yatarken kapatıp yatıyorum. Bir hafta sonra bu bağımlılıktan kurtulacağımı umuyorum :)
Heyecanlıyım.
Stresliyim.
Meraklıyım.
31 Mart günü sabah 8:25te başlayan yolculuğumdan 3 saat sonra Almanya'ya ayak basmış ve Erasmus macerama başlamış olacağım.
Kum saati gittikçe hızlanıyor mu ne?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder